Dokunmatik ekran ile eldivenin imtihanı
Kışı sevmemin genetik bir yanı var diye düşünüyorum. Lakin bu genetik tarafı açıklayacak bilimsel bir veri yok elimde. Babam da sever, dedem de severmiş gibi çok basit bir formül üzerine kurulu her şey. Dokunmatik akıllı telefonlar ve türevlerinin hayatımıza girmesiyle de aynı mantık çerçevesinde basit formüller üretebilirim: Adamlar yapmış! Bir de, bu aletleri benim gibi kış severler için, dışarıda kar yağarken ya da ayaz çıkmışken kullanılabilecek formül geliştirselermiş diyorum.  Eldivenler ile dokunmatik ekranlı cihazların imkansız aşkı. Dışarıdasınız, hava buz gibi ve normal eldivenlerinizi giyiyorsunuz. Koca koca parmaklar ile telefonun ekranını severcesine dokunma hissi. Hadi ama canım yapabilirsin, ara şunu bak dondum burada, ne zaman gelecekmiş diye bir mesaj gönder bari iç sesleri ile beklemeye devam etmek. Bu noktada, eldivenle yapabileceğiniz tek şey telefonunuzu daha çok sevmekten öteye gidemez. Siz eldivenle okşadıkça o tepkisiz kalır, hatta bazen o kadar hoşuna gider ki telefon kedi gırlamasına yakın tepki verir. İşte sizin için sonuca ulaşacakmış gibi görünen formül, ellerinizin sıcakla temasını keserek eldivenden çıkarmak ve kendisini keskin soğuya bırakmak. Şimdi istediğiniz kişiyi arayabilir, mesaj gönderebilirsiniz. Tabi belirli bir süreniz var. Bu süre geçtikten sonra elleriniz kendiliğinden buz tutma haline geçip, sizin kontrolünüzden çıkar. Karşınızdaki ile o kadar acele konuşursunuz ki amaç veri alışverişi olmakla beraber, konuşma sonunda ellerinizin buz hali bu verinin beyninizde işlenmesine engel olur taki eldivenleri giyene kadar. Ve birden telefon çalıyor… Çağrıyı zamanında cevaplamaya çalışırken eldiveninizi ağzınızla çıkartma formülü aklınıza geliyor. Keşke her şey düşündüğümüz gibi olsa, bu hiç bir zaman tek hamlede yapılacak bir iş değildir. Tek hamlede yapabilenlere her zaman imrenirim: Adam yapıyor. Benim kadar beceriden yoksunsanız, o telefonu cevaplamanız imkansız ile az bir farkla kaçırdım arasında ince bir çizgide devam eden çabalamadan başka bir şey değildir. Kural çok basit:  Kapasitif dokunmatik ekranlar cildinizin iletken özelliklerini algılayarak çalışırlar. Bu iletkenliğe sahip olmayan yün eldiveniniz sizi sıcak tutabilir lakin Alâeddin’in sihirli lambası gibi telefonu okşamanız sizi masal kahramanı yapmaz.
Hollanda merkezli Mujjo bu durumu masalsı bir ilişkiden çıkarıp adamlar yapmış kıvamına getiriyor. Kumaşına dokunmuş yüksek kalitede gümüş kaplı naylon fiberlerden yapılmış eldivenler ile artık telefonu kullanmak çok basit. Bu gümüş kaplı naylon fiberler, eldiveni iletken ve dokunmatik ekrana uyumlu yapıyor. Ayrıca eldivenin dokusu, renk olarak da oldukça çekici.   Görüntüsü kötü, işlevsel Gadget ‘lardan uzak bir çizgisi var.  Kısaca, eldivenleri takınca, sanki laboratuvara giriyormuşsunuz gibi bir durum söz konusu değil. Kıyafetinizle uyumlu bir sadelik yakalamışlar. Uniseks eldivenlerin Küçük / Orta ve Orta / Büyük boyları mevcut. Eldivenle birlikte telefonu ilk kullandığımda menü geçişleri ve app seçme hareketlerinin bu kadar başarılı olacağını tahmin etmemiştim açıkçası. Telefonu açarken ya da sonlandırırken, elinizde hiç eldiven yokmuş gibi davranabiliyorsunuz. iPhone’da yazı yazarken, denemelerim sonucu %90 ‘a yakın bir doğruluk yakaladım. Android tabanlı HTC Sensation da ise bu oran biraz daha düşük. Tabi bu dokunmatik klavye tuşların sıklığı ile ilgili bir durum. Fiyatı 24,95 Euro ve Mujjo official sitesinden sipariş edebiliyorsunuz. Lakin renk seçeneği ve materyal seçeneği şu an için yok. Deri versiyonunu çıkarırlarsa leziz olur.
Kısa not: Mujjo, şu anda dakikada yaklaşık 10 eldiven satıyor. Renk ve materyal seçeneğini sadece ben mi istiyorum yoksa?

Bu yazı, Log Dergisi Ocak sayısında yayımlandı. 

Dokunmatik ekran ile eldivenin imtihanı

Kışı sevmemin genetik bir yanı var diye düşünüyorum. Lakin bu genetik tarafı açıklayacak bilimsel bir veri yok elimde. Babam da sever, dedem de severmiş gibi çok basit bir formül üzerine kurulu her şey. Dokunmatik akıllı telefonlar ve türevlerinin hayatımıza girmesiyle de aynı mantık çerçevesinde basit formüller üretebilirim: Adamlar yapmış! Bir de, bu aletleri benim gibi kış severler için, dışarıda kar yağarken ya da ayaz çıkmışken kullanılabilecek formül geliştirselermiş diyorum.  Eldivenler ile dokunmatik ekranlı cihazların imkansız aşkı. Dışarıdasınız, hava buz gibi ve normal eldivenlerinizi giyiyorsunuz. Koca koca parmaklar ile telefonun ekranını severcesine dokunma hissi. Hadi ama canım yapabilirsin, ara şunu bak dondum burada, ne zaman gelecekmiş diye bir mesaj gönder bari iç sesleri ile beklemeye devam etmek. Bu noktada, eldivenle yapabileceğiniz tek şey telefonunuzu daha çok sevmekten öteye gidemez. Siz eldivenle okşadıkça o tepkisiz kalır, hatta bazen o kadar hoşuna gider ki telefon kedi gırlamasına yakın tepki verir. İşte sizin için sonuca ulaşacakmış gibi görünen formül, ellerinizin sıcakla temasını keserek eldivenden çıkarmak ve kendisini keskin soğuya bırakmak. Şimdi istediğiniz kişiyi arayabilir, mesaj gönderebilirsiniz. Tabi belirli bir süreniz var. Bu süre geçtikten sonra elleriniz kendiliğinden buz tutma haline geçip, sizin kontrolünüzden çıkar. Karşınızdaki ile o kadar acele konuşursunuz ki amaç veri alışverişi olmakla beraber, konuşma sonunda ellerinizin buz hali bu verinin beyninizde işlenmesine engel olur taki eldivenleri giyene kadar. Ve birden telefon çalıyor… Çağrıyı zamanında cevaplamaya çalışırken eldiveninizi ağzınızla çıkartma formülü aklınıza geliyor. Keşke her şey düşündüğümüz gibi olsa, bu hiç bir zaman tek hamlede yapılacak bir iş değildir. Tek hamlede yapabilenlere her zaman imrenirim: Adam yapıyor. Benim kadar beceriden yoksunsanız, o telefonu cevaplamanız imkansız ile az bir farkla kaçırdım arasında ince bir çizgide devam eden çabalamadan başka bir şey değildir. Kural çok basit:  Kapasitif dokunmatik ekranlar cildinizin iletken özelliklerini algılayarak çalışırlar. Bu iletkenliğe sahip olmayan yün eldiveniniz sizi sıcak tutabilir lakin Alâeddin’in sihirli lambası gibi telefonu okşamanız sizi masal kahramanı yapmaz.

Hollanda merkezli Mujjo bu durumu masalsı bir ilişkiden çıkarıp adamlar yapmış kıvamına getiriyor. Kumaşına dokunmuş yüksek kalitede gümüş kaplı naylon fiberlerden yapılmış eldivenler ile artık telefonu kullanmak çok basit. Bu gümüş kaplı naylon fiberler, eldiveni iletken ve dokunmatik ekrana uyumlu yapıyor. Ayrıca eldivenin dokusu, renk olarak da oldukça çekici.   Görüntüsü kötü, işlevsel Gadget ‘lardan uzak bir çizgisi var.  Kısaca, eldivenleri takınca, sanki laboratuvara giriyormuşsunuz gibi bir durum söz konusu değil. Kıyafetinizle uyumlu bir sadelik yakalamışlar. Uniseks eldivenlerin Küçük / Orta ve Orta / Büyük boyları mevcut. Eldivenle birlikte telefonu ilk kullandığımda menü geçişleri ve app seçme hareketlerinin bu kadar başarılı olacağını tahmin etmemiştim açıkçası. Telefonu açarken ya da sonlandırırken, elinizde hiç eldiven yokmuş gibi davranabiliyorsunuz. iPhone’da yazı yazarken, denemelerim sonucu %90 ‘a yakın bir doğruluk yakaladım. Android tabanlı HTC Sensation da ise bu oran biraz daha düşük. Tabi bu dokunmatik klavye tuşların sıklığı ile ilgili bir durum. Fiyatı 24,95 Euro ve Mujjo official sitesinden sipariş edebiliyorsunuz. Lakin renk seçeneği ve materyal seçeneği şu an için yok. Deri versiyonunu çıkarırlarsa leziz olur.

Kısa not: Mujjo, şu anda dakikada yaklaşık 10 eldiven satıyor. Renk ve materyal seçeneğini sadece ben mi istiyorum yoksa?

Bu yazı, Log Dergisi Ocak sayısında yayımlandı. 

En güncel yorumlar

Blog yorumları Disqus kaynaklıdır